Emek'le Yollarda

Gitmeli!

Posted by: emekleyollarda on: Eylül 1, 2011

Merhaba arkadaşlar,

Bundan böyle gezi yazılarım, ve gezi yazıları http://www.gitmeli.net adresinde olacak.

Sevgiler…

Kayseri-Kovalı Köyü

Posted by: emekleyollarda on: Temmuz 23, 2011

Yaklaşık 2 yıl önce Yeşilhisar’ın Kovalı Köyü’ne yaptığımız ziyarette “Ulan bu yollarda pedallamak vardı…” sözünün bir tezahürü olarak dostum Emre ile saat 07.00 sularında düştük yola…

Ama henüz ikimiz de kahvaltı yapmamış ve biraz uykusuzduk. Şehrin çıkışındaki küçük bir kahvede kahvaltımızı yapıp harekete geçtik.

Ekleme: Fotoğrafları genellikle ben çektiğim için bu yazıda ben pek gözükmeyeceğim :)

Şehre yakın bir noktada su şişelerimizi doldurup İncesu yönünde devam ediyoruz.

Emre yine yine yine su içiyor :)

Yeşilhisar yönünde ilerledikçe yol kenarlarındaki kayısı ağaçları artmaya başlıyor. Bir yandan soluklanırken bedava kayısıların da tadına varıyoruz :)

Saat 10′dan sonra güneş şiddetini artırmaya ve bizleri de zorlamaya başlıyor.  Mola sayısı artarken süreler uzuyor…

Saat 12′ye yaklaşırken Yeşilhisar ilçe merkezine ulaşıyoruz. Yeşilhisar 9500 nüfusa sahip oldukça küçük bir ilçe. Ama bisiklet için harika bir konuma sahip diyebilirim.  İlçeye yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta Sultansazlığı Kuş cenneti,  15 kilometre uzaklıkta Soğanlı Mağaraları ve Kaya Kiliseleri yer alıyor.  Umarım bir gün buralara da bisikletle gidebilirim.

Bizim durağımız olan Kovalı Köyü, Yeşilhisar ilçe merkezine yaklaşık 24 kilometre uzaklıkta yer alıyor. Yeşilhisar ilçe merkezinden Kovalı yönünde ilerlerken iyice artmış sıcak ve yorgunluğun üstüne bir traktör ilaç gibi geliyor. Emre traktöre tutunurken ben de rüzgarına giriyorum. Doğru yolda olduğumuzdan emin olmadığımız için traktör sürücüsüne soruyoruz, “Abi Kovalı’ya gidicez, doğru yol mu?” :) Traktördekiler Kovalı’ya gideceğini söyleyince Emre de ben de müthiş seviniyoruz :)

Kovalı’ya dek bazen tutunarak, çoğunlukla rüzgara girerek saat 13 gibi Kovalı’ya ulaşıyoruz.

Kovalı’da bizleri ağırlayan sevgili dostumuz, Tolga Demiralay’a teşekkürler :)

Dönüşten kareler:

Kovalı Köyü’nden Niğde yoluna bağlanarak Yeşilhisar’a giden mükemmel yollar.

 

Merhaba Yeniden!

Posted by: emekleyollarda on: Temmuz 3, 2011

Yeni dost Trophy

Yeniden Merhaba dostlar,

Uzuunca bir zamanın ardından yeniden yazmak hayata bağlayacak bir şey olsa gerek. Bu süreç içerisinde birçok şey yaşandı. Emek’i satmak elbette ki yollardan uzaklaştırmadı. :) Yorgun dost Trophy’yi ayağa kaldırıp yollara devam ettik.

Sınav süreci olduğu için açıkçası çok kayda değer turlar yapamadım. Yapılan turlar genellikle yaza hazırlık amacı taşıyan kısa turlardı.

Dersane ve sınavlar bittiğine göre, yeniden yollara düşmek vaktidir dostlar.

Yollarda karşılaşabilmek ümidi ile.. Hoşçakalın…

Gün doğarken pedallamak.

Posted by: emekleyollarda on: Eylül 1, 2010

Sabaha kadar uyumamış olmanın verdiği sıkıntıyı geçirecek tek şey nedir dostlarım? Tabi ki Emek’i alıp güneşin doğuşunu demli bir çay eşliğinde izlemek.

Arkada gözüken iniş mükemmeldi.


Kandırıldık be abi! 27 Ağustos Mars Efsanesi

Posted by: emekleyollarda on: Ağustos 27, 2010

Fecibok ve bilumum sosyal paylaşım ağlarında dolaşan “Hayatınızda İlk ve Tek Olacak” başlıklı habere inandık dostlar.

Gökyüzünde iki tane ay olacak zannettik, Mars’ı dolunay kadar göreceğiz zannettik, gecenin yarısında bisikletlerimize atlayıp, ıssız bir yerde gökyüzünü izlemek hayallerindeydik.

Gokyuzu.Org‘da okuduğumuz bir haber şoke etti bizi :) Kandırıldık ulen diye feryad ettik. Ne çare.

http://www.gokyuzu.org/index.php?option=com_content&view=article&id=542:marshoax&catid=19:gzberleri&Itemid=179

Emek’le ilk gezi Yeşilhisar Yönünden Avanos

Posted by: emekleyollarda on: Ağustos 12, 2010

Emek’le ilk gezim çok plansız oldu. Yeşilhisar’a arabayla giderken Göreme yönünü gösteren tabela kanıma girdi ve sabah 7 sularında dönüş yolunda arkadaşıma beni Göreme ayrımında bırakmasını söyledim.

Göreme ayrımında arabanın bagajından usulca uyuyan Emek’i çıkarttık ve arkadaşlarımın yardımı ile tekerlerini montajladık.

Kasksız ve eldivensizdim ama pedal basmaya hazır hissediyordum. Yolda olmanın verdiği heyecan ile açlığı dahi unutmuştum. Hemen yakındaki petrolden bisküvi ve çikolata alıp atıştırarak yola düştüm.

Ancak petrolde edindiğim bilgiye göre yaklaşık 15 kilometre tırmanış vardı. :) Morali bozmayıp tırmanmaya 1535 metredeki Topuzdağ’a doğru yol almaya başladım.

Erciyes tüm heybeti ile karşımda duruyor.

Tutunacak bir traktör arıyorum ama nafile… Diye düşünürken arkamdan bir traktörün geldiğini görüyorum ve umutla bekliyorum. Ancak traktöre tutunma denemem başarısızlıkla sonuçlanıyor ve küçük bir kaza yapıyorum.

Sorun değil tabi ki zafer bizim :)

Tepeye çok az bir mesafe kala bir traktörün içinden “Gardaş kan ter içinde kalmışsın. Atla.” sesini duyuyorum. Bu teklife hayır diyemem tabi ki :) Sohbet ederek yol alıyoruz. Emek patateslerin üzerinde neşeyle zıplıyor :)

Saat 10.00 sularında hava ısınmaya başlıyor. Aldığım sular bitiyor. Neyse ki birkaç kilometre inişten sonra buz gibi akan bir çeşme ile karşılaşıyorum. Kana kana içtikten sonra şişeyi doldurup yola devam ediyorum.

Akköy üzerinden Ürgüp’e giriş yapıyorum. Ürgüp’te birçok arkadaşım var ama sevgili dost Can Dede’nin orada olacağını umarak iş yerine gidiyorum. Dostça ve şaşırarak karşılıyor beni.  Çayımızı içerken uzunca Doğu Turu’ndan ve yapabileceklerimizden konuşuyoruz. Konuştuklarımız ikimize de güç veriyor.

Yaklaşık 2 saat Can Dede’nin yanında dinlendikten sonra Göreme’ye doğru yola düşüyorum.  Ürgüp-Göreme arasında oldukça dik ve parke taşından bir yol var.  Çıkış beni biraz zorluyor ama inişte aldığım zevki anlatamam. 

Yaklaşık 9 km yol aldıktan sonra Göreme’ye ulaşıyorum. Ancak sıcağın verdiği etki bir an önce Avanos’a ulaşmamı söylüyor.

Göreme Avanos yolunda tempomu düşürmeden devam ediyorum. Zaten zorlayacak bir yol değil ufak çıkışlar var.

Göreme’den 8 km sonra Avanos’a varıyorum. Liseyi Avanos’ta okuduğum için yabancı değilim. Özlediğimi hissediyorum. Avanos’taki bir dostumu arıyorum, Avanos’ta olmadığını söylüyor.

Markete uğrayıp içecek birşeyler ve meyve alıyorum. Irmak kenarında aldıklarımı yedikten sonra, Diploma ve tercih işlemlerimi tamamlamak üzere Özkonak’a gitmeyi düşünüyorum. Mantıklı geliyor ve otobüslerin kalkış noktasına doğru hareket ediyorum.

Özkonak; Avanos’a yaklaşık 16 km uzaklıkta bulunan bir kasaba. İçerisinde bir Yeraltı Şehri bulunuyor. (Özkonak Underground City) Bu sebeple kasabada her mevsimde onlarca tur otobüsü görmeniz mümkün.

Otobüs bayırları çıktıktan sonra şoföre durmasını söyleyip, okula kadar bisikletle devam ediyorum.

Okulda müdürün yanına o halde gidince gülerek karşılıyor beni kendine has doğu diliyle, “Bisikletle mi geldin Mustafa?” diye Evet hocam diyorum. Gülüşerek sarılıyoruz.

Hemen tercih işlemlerini tamamlıyorum. Ve eve dönüşü planlıyorum. Oturmak insana yorgunluğunu hissettiriyor bu sebeple bisikletle dönüşü aklımdan çıkartıyorum.

Otobüsle önce Özkonak-Avanos, sonra da Avanos-Kayseri yapıyorum. Yaklaşık iki saat sonra evdeyim.

Güzel turlarda görüşmek dileğiyle…

Sevgiler…


  • Hiçbiri
  • emekleyollarda: Teşekkürler Melisa, dediğin gibi çekilen sıkıntılara değdi. Nice yollara...
  • melisa: ve en sonunda bisikletine kavuşmuşsun... tur bile yapmşsnn. bu duygu senin içn en güzel duygulardan biri olsa grek bisikleti tamamlamak için gir
  • bahar: bnde istemiştim hep böyle bir tur yapmayı.. saol özkara o kadar güzel anlatmıssın ki sanki bnde bu gezide senin yanındaymışım gibi hissetti

Kategoriler

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.